Nimet Dönmez
KÖYLÜNÜN SÜTÜ MARKETİN İNDİRİM TİYATROSUNDA NASIL ERİYOR?
Konya Ovası, asırlardır bu toprakların ambarı, bereketi ve üretim lokomotifi oldu. Ancak bugün ovada sessiz, derinden ve bir o kadar da yakıcı bir fırtına esiyor. Ahırdaki üreticiden tarladaki köylüye kadar herkes aynı yakıcı soruyla yatıp kalkıyor: Bu çark daha ne kadar dönecek?
Özellikle son dönemde bölgedeki yem fabrikalarından gelen fiyat haberleri, üreticinin belini doğrultmasına fırsat vermiyor. Yem fiyatlarındaki fahiş artışlar ve piyasadaki istikrarsızlık yüzde 50’leri bulan zam oranlarıyla köylünün karşısına dikilmiş durumda. Her ay düzenli olarak güncellenen, daha doğrusu tırmandırılan yem fiyatları, ahırdaki hayvanın önündeki samanı da yoncayı da altın değerine dönüştürdü.
Öte yandan üreticinin yaşadığı dram sadece girdi maliyetleriyle de sınırlı kalmıyor. Asıl acı tablo, köylünün bin bir emekle ürettiği süte katma değer katmaya çalıştığı an başlıyor. Çiftçi sütünü üretiyor, işlemek istiyor, katma değerli ürüne dönüştürüp emeğinin karşılığını almak istiyor ama pazarlama duvarına tosluyor.
Neden mi? Çünkü perakende zincirleri ve dev marketler üreticinin tepesinde adeta bir giyotin gibi bekliyor. Market rafına girmek zaten ayrı bir dertken, rafa giren ürünün üzerinde dönen oyunlar üreticinin emeğini hiçe sayıyor.
Marketler önce ürüne yüzde 40’lara varan kâr marjları koyuyor.
Ardından devasa kırmızı etiketlerle "Yüzde 20 İndirim!" çığırtkanlığı yaparak tüketiciye şirin görünmeye çalışıyor. Oysa bu illüzyonun faturası ne marketin cebinden çıkıyor ne de aracıların... Fatura doğrudan üreticinin ve tüketicinin sırtına yükleniyor.
Üretici yem zamları karşısında ezilirken, marketlerin bu yapay indirim tiyatrosu köylünün alın terini ucuza kapatmaktan başka bir işe yaramıyor.
Hesap Masada, Süt Toptanda 30 Lira Olursa Ne Olur?
Gelin açık konuşalım ve yalın bir hesap yapalım. Sütün toptan çıkış fiyatının kilogram / litre başına 30 lira olduğu bir senaryoyu ele alalım.
Üreticiden 30 liraya çıkan ham süt; toplama, soğutma, nakliye, işleme, ambalaj, lojistik ve en önemlisi marketlerin o iştahlı kâr marjları eklendiğinde tüketiciye kaç liradan ulaşacak?
İşlenmiş, paketlenmiş ve rafa konmuş bir litre sütün tüketiciye maliyeti 50-60 lira bandını kolaylıkla aşacaktır. Peki, bu rakamlar ne anlama geliyor?
Bu ekonomik tablo, sadece istatistiki verilerden ya da üretici birliklerinin raporlarından ibaret değil. Bu işin vicdanları sızlatan insani bir boyutu var.
Yeni eğitim-öğretim dönemi yaklaşırken, Anadolu’daki binlerce anne kara kara düşünmeye başladı bile: "Bu yıl çocuğumun beslenme çantasına bir kutu süt koyabilecek miyim?"
Yemciye çalışan üretici batma noktasına gelmişken, market rafındaki fiyata gücü yetmeyen tüketici çocuğuna süt içiremez hale geliyor. Üretenin kazanamadığı, tüketenin ulaşamadığı bu zincirde kazanan tek kesim var! Aradaki fırsatçılar ve maliyet artışını fırsata çeviren yem lobileri.
Konya Ovası'nda hayvancılığın ve süt üretiminin bitmesi, sadece bölgesel bir kriz değil, ulusal bir gıda güvenliği krizidir.Yem fiyatlarındaki keyfi ve fahiş zamların önüne geçilmediği, yem-süt paritesinde üretici lehine radikal adımlar atılmadığı sürece bu yangın sönmez.
Marketlerin üretici sırtından yüzde 40 kâr marjlarıyla fiyat belirlemesi ve sahte indirimlerle piyasayı manipüle etmesi sıkı denetimlere tabi tutulmalıdır.
Üreticinin doğrudan tüketiciye ulaşabileceği, katma değerli süt ürünlerini satabileceği kooperatifleşme ve yerel satış ağları güçlendirilmelidir.
Eğer ahırdaki hayvan kesime giderse, yarın ne satacak süt bulabiliriz ne de çocuklarımızın beslenme çantasına koyacak bir şişe süt... Zaman, üreticinin çığlığına kulak verme zamanıdır.
Geleceği inşa ederken çocukları eksiltmek!..
19 Ağustos 2026 Çarşamba 13:31Düdük çaldı, bacasız sanayi çalışmaya başladı!..
18 Ağustos 2026 Salı 13:32Kafeler Neden Dolu, Pazarlar Neden Boş?
17 Ağustos 2026 Pazartesi 15:48Teknoloji yükseldi sorumluluk düştü!...
16 Ağustos 2026 Pazar 22:42Çiftçiyi Yaşatmazsak Şehir Acıkır!.
13 Ağustos 2026 Perşembe 17:04Yaşarken Çalışmak, Çalışırken Tükenmek!..
12 Ağustos 2026 Çarşamba 11:28Plastik Kartlar, Borç Sarmalı ve Dağılan Hayatlar
10 Ağustos 2026 Pazartesi 15:47Konya’nın Şantiye İmtihanı
06 Ağustos 2026 Perşembe 12:40Masada Diploma Çok, Tezgâhta Usta Yok!..
05 Ağustos 2026 Çarşamba 12:05Betondan Duvarlar, Camdan Hayaller!..
30 Temmuz 2026 Perşembe 17:23


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.