İklim krizi solunum hastalıklarını tetikliyor

İklim krizi solunum hastalıklarını tetikliyor
Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, iklim kriziyle birlikte artan sıcaklıkların solunum hastalıklarını tetiklediğini belirterek, göğüs hastalıkları polikliniği ve acil servis başvurularının son 2 yılda yüzde 20 arttığı söyledi.

ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, artan sıcaklıklarla birlikte hava kirliliği, toz, nem, polen sezonlarının uzaması ve yangın dumanının akciğer sağlığını doğrudan etkilediğini anlattı. Özellikle astım ve KOAH gibi kronik hava yolu hastalığı bulunanlar, yaşlılar, çocuklar ve gebelerin risk altında olduğunu belirten Doç. Dr. Saygıdeğer, sıcak havalarda hastaların göğüste hışırtı, nefes darlığı, balgam artışı ve uzun süren öksürük şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirtti.

k1.jpg

‘İKLİM KRİZİ AKCİĞER SAĞLIĞINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR’

Göğüs hastalıkları açısından polikliniklere ve acillere başvurularda son 2 yılda yüzde 20 oranında artış yaşandığına dikkati çeken Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, “Bu yaz artışının en önemli sebeplerinden bir tanesi iklim krizidir. Sıcak hava dalgaları, hava kirliliği, toz, nem, polen sezonlarının uzaması, yangın dumanı ve kapalı ortamlarda yetersiz havalandırma akciğer sağlığını doğrudan etkiliyor. Astım, KOAH gibi kronik hava yolu hastalıkları olanlar, yaşlı bireyler, çocuk ve gebeler de bundan daha fazla etkileniyor. Hastalar göğüste hışırtı, nefes darlığında ve balgam miktarında artış, uzun süren, geçmeyen öksürük şikayetleriyle geliyor. İlaçlarını kullanmayı unutuyor ya da düzenli takipte değillerse durumları kötüleşebiliyor ve daha çok atak halinde başvuruyorlar” diye konuştu.

k2.jpg

‘SOĞUTMAYA ERİŞİM EKSİKLİĞİ HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR’

İklim krizi sonucunda uzayan sıcaklık ve soğutmaya erişim eksikliğinin kronik hava yolu hastalıkları açısından önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğinin altını çizen Doç. Dr. Saygıdeğer, “Soğutmaya erişimi olmayan sosyo-ekonomik düzeyi düşük insanlar, depremzedeler, konteyner ve çadırlarda yaşayan mevsimlik işçiler sıcak havalarda kronik hava yolu hastalıkları açısından risk altındadır. Bunun yanı sıra göz ardı edilen bir grup da sürekli olarak dışarıda çalışan tarım işçileri, itfaiye erleri, iç ortamda mutfak ve çamaşırhanede sürekli sıcağı maruz kalarak çalışanlar oluyor. Bunlar da yine solunumsal riskler açısından etkilenen gruplar arasındadır” ifadelerini kullandı.

k3.jpg

‘İKLİM KRİZİNİN SOLUNUM SAĞLIĞINA ETKİLERİNİ ARAŞTIRACAĞIZ’

Kendisi ve ailesinin de astım rahatsızlığı nedeniyle özellikle sıcak havalardan oldukça etkilendiğini ve bunun üzerine bir çözüm arayışına girerek Avrupa Birliği destekli bir proje başlattıklarını aktaran Doç. Dr. Saygıdeğer, şöyle konuştu:

“Adana gibi sıcak illerde özellikle solunum anlamında yaşanan sorunlarla ilgili neler yapabiliriz, diye düşünerek CLIMARESP-ADANA adıyla bir proje başlattık. Proje kapsamında iklim değişikliğinin solunum sağlığı üzerindeki etkilerini sosyal, klinik ve moleküler boyutlarıyla inceleyeceğiz. Öncelikle astım ve KOAH hastaları, sıcak iç ortam çalışanları, dış ortam çalışanları, düşük gelirli haneler, soğutmaya erişimi sınırlı bireyler ve göçmen işçilerle bir araya geleceğiz. Sosyal anketler ve yarı yapılandırılmış görüşmelerle sıcak hava ve hava kirliliği dönemlerinde solunum semptomları, sağlık hizmeti kullanımı, risk algısı, çalışma ve konut koşulları, soğutmaya erişim ve korunma davranışlarını inceleyeceğiz. Böylelikle Adana’daki solunum sağlığı sorunlarını araştıracağız ve bunların nedenlerini ortaya koyacağız.”

Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, çıkan sonuçları hastalar, çalışanlar, klinisyenler, belediyeler, halk sağlığı aktörleri, iş sağlığı uzmanları ve sivil toplum temsilcilerinin bulunduğu bir çalıştayla paylaşarak, çözüm önerileri sunacaklarını söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.