O eski günleri şimdi özlüyoruz

O eski günleri şimdi özlüyoruz
Konya'nın geçmiş yıllarına ait unutulmaz günlerini, bugün özlemle hatırlıyoruz.

Ahh Eski Konya...

Ahh eskiler...

Eskilere duyulan özlem artarken, eski günlerde yaşananları da unutmaya başladık.

Bir sohbet sırasında konu geçmişe geldiğinde, eski günlerden bahsedildiğinde, işte o zaman insan içten bir “Ahh!” çekiyor. Eski günlere duyulan özlem, yerini bir serzenişe bırakıyor.

Peki, eskiden yaşadığımız ama günümüzde unutulmuş şeyler neler?

Eskiden Alaaddin Tepesi bir buluşma noktasıydı. Cep telefonu yoktu çünkü. Verilen saatte orada olunursa buluşma gerçekleşirdi.

Kimseye ulaşamama derdi yoktu; beklemek de buluşmanın bir parçasıydı.

1000.jpg

Aktif Nikâh Salonu vardı. Eski adı ile bilinen TORANS...

Katılımın yoğun olduğu nikâhlar kıyılır, davetlilere tüle sarılmış badem şekeri ikram edilir, tören tebriklerle sonlanırdı.

Mahalle arası sebzeciler vardı.

“Domates, biber, patlıcan!” sesiyle kendini sokakta, kapı önünde bulurdun. Evin o anki ihtiyacı alınırdı çünkü sebzeci yine gelir, yine gelirdi. Şimdi ise alışverişler kapalı pazar yerlerinden ve marketlerden yapılıyor.

3322.jpg

Eski Konya mahallelerinde tek katlı evlerin, dar sokakların ve sobalı evlerin olduğu bir mahalle kültürü vardı. Kadınlar kapı önlerinde oturup hayatın gündemini konuşup sohbet ederdi. Akşam ezanına kadar seksek, yakar top ve misket oynayan çocukların sesleriyle şenlenirdi sokaklar.

Günün sonu ise, annelerin “Haydi artık eve !” cümlesiyle gelirdi.

Şimdi ise kentsel dönüşümle kurulan siteler, sitelerin içindeki parklar var. Ama o parklarda nasıl oyun oynayacağını bilmeyen, telefon bağımlısı çocuklar da var.

4411.jpg

Mahalle bakkalı olurdu. Tüm mahalleyi tanır, kabarık bir veresiye defteri tutardı. Bir ekmek dahi olsa deftere yazardı. Leblebi tozu, gazete kâğıdından yapılan külahlara konulan çekirdek ve çocukların heyecanla aldığı çatapatlar…

Şimdi ise nakit yoksa kredi kartıyla alışveriş yapıyoruz. Mahalle bakkalı yerine büyük grosslardayız artık.

6622.jpg

Bir de Konya Fuarı vardı. Yaz aylarında heyecanla açılması beklenen, tüm Konya halkının en güzel etkinliklerinden biriydi. Dönme dolap, közde veya haşlanmış mısır, motor gösterileri…

Tam bir şenlik alanıydı. Fuar zamanı geldiğinde yaşanan o heyecan, bugün bile hatırlanınca insanın yüzünde bir tebessüm oluşturuyor.

1100.jpg

Daha neler vardı, "ahh eskiler" dedirten…

Soba üzerinde kızarmış ekmeğin kokusu, çekmeyen antenlerle televizyon izlemek, kasetleri kalemle sarmak, gazoz kapaklarını biriktirmek, radyonun değerli olduğu günler…

Ahh eski günler…

Şimdi olanak çok, imkân çok.

Ama eski tadı yok dedirten bir çok şey...

Belki de özlediğimiz sadece o günler değil; o günlerdeki samimiyet, komşuluk, dostluk ve küçücük şeylerle mutlu olabilen hâlimiz.

Ahh eskiler…

Ahhh eski günler…

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.