"Bugün büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz"

"Bugün büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Büyük milletlerin imtihanı da büyük olur. Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu. Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Muhtarlar Buluşması'nda Türkiye'nin dört bir yanından gelen muhtarlarla bir araya geldi. Muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman sergi salonumuzda Türkiye'nin tüm vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye'nin meselelerini sizlerle istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik, yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni sadece devletin merkezi değil, milletin evi haline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık" ifadelerini kullandı.

'MUHTAR KARDEŞLERİME SAYGI DUYMAYI ÖĞRENDİLER'

Erdoğan, muhtarlarla bir araya gelmesinin eleştirildiğini belirterek, "Sizlerle aramızdaki sarsılmaz bağı anlayamayanlar, bizim her icraatımıza yaptıkları gibi muhtarlar buluşmamıza da kara çalmışlardır. Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri milli irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. 'Muhtar bile olamaz' diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi. Rahatsızlıklarının sebebi, sizin buraya kendi evinize gelir gibi gelmenizdi. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara'ya alınmayan Aşık Veysel gibi, muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye'nin değiştiğini, Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler. Devletin zirvesinin kapıları muhtarlarımıza açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosfer tüm Türkiye sathına yayıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapıları da muhtar kardeşlerime ardına kadar açılmaya başladı. Bu iş sadece yerel düzeyde de kalmadı. Türk siyasetinde de buluşmalarımızın dönüştürücü etkisi oldu. Tabiri caizse siyasette bir 'muhtar açılımı' yaşandı. Daha önce 'muhtar' deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten, kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile muhtarlar buluşması düzenlemesini Türkiye'de milli iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz

'MUHTAR BİLGİ SİSTEMİ'Nİ HAYATA GEÇİRDİK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile ilgili yaptıkları çalışmalara da değinerek, "Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi 'MUBİS'i hayata geçirdik. 19 Ekim'i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık. Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz ikinci başlıktı. 2002'de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca, unutmayın, 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017'den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği, otel ve sosyal tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayımladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık. Diğer taraftan yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdik. 30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025'te ise İl Özel İdaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik. Muhtarlarımıza yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evini 4 yıl önceki Muhtarlar Günü'nde hizmete açtık. Bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evini de tamamlayarak fiilen sizlerin istifadesine sunduk. Kadın muhtarlarımızın görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladık. Mekansal Adrese Dayalı Kayıt Sistemi ile afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarlarımızın kullanımına yönelik düzenlemeler yaptık. Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkanlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz

'GECEMİZİ GÜNDÜZÜMÜZE KATIYORUZ'

Erdoğan, dış politikada yaşanan gelişmeleri değerlendirerek, "Bölgemizde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşanıyor. Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5'inci yılını dolduracak. İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran'daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen'de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad'daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti. Yüzlerce kardeşimiz yaralandı. Lübnan'a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye'den güzel haberler geliyor lakin Siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya, etrafımız ateş çemberi diye; içinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye'nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun, şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk. Tahriklere kapılmadık, tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik" dedi.

'BİZİMLE UĞRAŞMAYA DEVAM EDECEKLER'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Unutmayın, büyük milletlerin imtihanı da büyük olur. Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu. Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi; zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi suret-i haktan görünen içerideki ajanlarıyla, kimi zaman dışarıdaki lobileriyle, kimi zaman ekonomik tetikçileriyle, kimi zaman da uluslararası basındaki maşalarıyla, kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler. Dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar. Yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah'ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Dünyayı sömürerek, bölgemizi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceğiz. Karanlık ve kirli oyunlara, bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacağız. Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacağız. Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz halinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.