Üretimin Kadim Başkentinde Yeni Nesil Dönüşüm Fikirden Ekonomik Değere!...

Geleneksel üretimin, toprağa dayalı zenginliğin ve Ahilik kültürünün yoğurduğu kadim bir ticaret şehri olan Konya, kabuğunu kırma ve küresel ligde yeni bir kulvara geçme noktasında tarihi bir eşikte duruyor.

Geleneksel üretimin, toprağa dayalı zenginliğin ve Ahilik kültürünün yoğurduğu kadim bir ticaret şehri olan Konya, kabuğunu kırma ve küresel ligde yeni bir kulvara geçme noktasında tarihi bir eşikte duruyor.

Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk’ün, Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi bünyesinde hayata geçirilen "Yatırımcı Ağı" projesinin lansmanında yaptığı konuşma, sadece bir merkezin açılış müjdesi değil; aynı zamanda Konya iş dünyası için bir zihniyet devriminin ve yeni nesil kalkınma manifestosunun ilanıdır.

Başkan Öztürk’ün satır aralarında en çok öne çıkan ve üzerinde dikkatle durulması gereken gerçek şu; artık sadece üretmenin yetmediği dünya ekonomisinde, oyunun kurallarının tamamen değiştiği.

Endüstriyel altyapıdan bilgi ve teknoloji gücüne geçişin alt yapısı… Konya, kendi küllerinden doğmayı bilen, devlet desteklerinden ziyade müteşebbisinin alın teri ve direnciyle, babadan oğula özsermayesinin gücüne inanarak büyüyen bir şehir.

Bugün 40 bine yakın üyesiyle KTO, bu muazzam dinamizmin lokomotifi konumunda. Ancak Sayın Öztürk’ün de rasyonel bir dille ifade ettiği gibi, günümüz küresel piyasalarında şehirlerin gücü artık sadece fabrikaların bacalarının tütmesiyle veya kapalı sanayi alanlarının büyüklüğüyle ölçülmüyor.
Yeni dünyada güç;
Üretilen bilgiyle,
Geliştirilen teknolojiyle,
Desteklenen yenilikçi girişimlerle,
Ve en önemlisi, kurumlar arası iş birliği kültürüyle ölçülüyor.

Türkiye ekonomisinin kronik sancılarından biri olan "düşük katma değerli üretim" ve "ihracat değerinin düşüklüğü" bariyerini aşmanın yolu, tam da bu zihniyet dönüşümünden geçiyor.

Konya’nın üretim gücünü daha nitelikli, daha yenilikçi ve yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturmak artık bir tercih değil, sürdürülebilirlik adına bir zorunluluk.

KTO’nun hayata geçirdiği Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi, Konya’nın yüzyıllardır genlerinde taşıdığı Ahilik kültürünün ve iş ahlakının, yapay zekayla, dijitalleşmeyle ve yeni nesil iş modelleriyle aşılanması projesi olarak karşımıza çıktı.

Bir fikrin sadece akıllarda kalmayıp ekonomik bir değere dönüşebilmesi; doğru bir iş modeliyle analize tabi tutulmasına, pazar entegrasyonuna ve en kritik halka olan finansmana erişimine bağlıdır.

KTO bünyesinde hayata geçirilen Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi, girişimcilere sadece teorik akıl hocalığı yapmayacak; onlara en büyük rehberliği finansal yönetim ve sermayeye ulaşma alanında verecek. Bugün lansmanı yapılan Yatırımcı Ağı projesi, Konya’da eksikliği hissedilen "girişim sermayesi" ve "melek yatırımcılık" kültürünü kurumsallaştırıyor.

Merkez, doğru analizi yapılmış, ayakları yere basan projeleri doğru yatırımcılarla buluşturarak, parlak beyinlerin paraya, sermayenin ise geleceği parlak fikirlere güvenli bir köprü üzerinden ulaşmasını sağlayacak. Girişimciye "Parayı nasıl bulurum ve nasıl yönetirim?" sorusunun cevabı burada verilecek.

Sadece Üretmek Yetmez: Doğru Pazarı Bulma ve Ticarileşme Gücü
Yazının başında da belirttiğimiz gibi, artık sadece üretmek yetmiyor. Bugünün şartlarında daha nitelikli üretmek, teknolojiyi daha etkin kullanmak ve en önemlisi üretilen ürünü küresel pazara entegre edebilmek hayati bir zorunluluktur. Başkanın üzerine basarak belirttiği üretilen ürünü ticarileştirme noktası budur. Yani kağıt üstünde olanın kağıdın altına bakmak diye belirttiği hassas nokta.

Türkiye’nin ve Konya’nın en büyük yeteneklerinden biri üretimdir; ancak en büyük eksiklerinden biri de bu üretimi doğru pazarlama, markalaştırma ve ticarileştirme kabiliyetidir.

İşte tam bu noktada devreye giren Yatırımcı Ağı, ekosistemin en büyük eksikliğini kapatmayı hedefliyor. Sermaye ile parlak fikirleri doğru ve güvenilir bir zeminde buluşturmak, tıpkı melek yatırımcı projesinde olduğu gibi çok önemli.

Burada amaç; Konya’nın geleceğine hizmet edecek, üniversiteleri, özel sektörü, yatırımcıları ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir ekosistem inşa etmek.

Bu projenin sosyo-ekonomik boyuttaki en büyük çıktısı şüphesiz genç istihdamı olacaktır. Diploma enflasyonunun yaşandığı, gençlerin istihdama katılım modelinin tıkandığı günümüz şartlarında, üniversite gençliğini ve yenilikçi beyinleri girişim sermayesi kültürüyle tanıştırmak, Konya’yı nitelikli beyin göçü veren değil, beyin göçü alan bir çekim merkezine de dönüştürecektir.

Konya, sadece tarımın ya da geleneksel imalat sanayinin başkenti olarak kalamaz; kalmamalıdır. KTO’nun bu vizyoner adımını, şehrin sanayi altyapısını teknoloji ve inovasyonla tahkim etme projesi olarak gördüm.

Fikir aşamasındaki bir gencin projesinin, Konyalı bir sanayicinin yatırımıyla bir dünya markasına dönüşme ihtimali, artık hayal olmaktan çıkıp kurumsal bir çatıya kavuşacak gibi duruyor.
Bu stratejik vizyonu şehre kazandıran başta KTO Başkanı Selçuk Öztürk olmak üzere, emeği geçen tüm aktörleri tebrik etmek gerekiyor. Şimdi sıra, Konya iş dünyasının bu merkeze ve Yatırımcı Ağı’na sahip çıkmasında, kadim sermayeyi geleceğin teknolojisine ortak etmesindedir. Çünkü gelecek, onu bugünden tasarlayanların olacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri