Genç nüfus tükeniyor!..

Yakın gelecekte sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde üretim çarklarını döndürecek genç ve dinamik iş gücü bulmak zorlaşacak.

Yakın gelecekte sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde üretim çarklarını döndürecek genç ve dinamik iş gücü bulmak zorlaşacak. İş gücü arzının daralması, potansiyel büyüme hızını doğrudan aşağı çekecek.

Yazımıza neden böyle giriş yaptık. Artık ülkede genç nüfus giderek azalıyor. Açıklanan rakamlar ülkede doğurganlık oranlarının en düşük seviyeye gerilediğini gösteriyor.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan son doğum istatistikleri, uzun zamandır kapıda bekleyen, hepimizin uzaktan uzağa tartıştığı o büyük tehlikeyi artık tescilledi: Türkiye’de nüfus artış hızı sadece yavaşlamıyor, adeta bir uçurumdan aşağı yuvarlanıyor.

Yıllarca meydanlarda söylenen "en az üç çocuk" tavsiyeleri, bugünün ekonomik gerçekliğinin duvarına çarpıp paramparça oldu. Çünkü mesele artık sadece sosyolojik bir tercih ya da modern hayatın getirdiği bir konfor arayışı değil. Karşımızdaki tablo, tamamen ekonomi politikalarının, hayat pahalılığının ve yanlış kentleşme modellerinin doğurduğu yapısal bir kriz!..

Özellikle büyükşehirlere bir bakın... Yaşam maliyetinin her geçen gün katlandığı, mesai saatlerinin insanı tükettiği, en önemlisi de barınma sorununun bir kangrene dönüştüğü o devasa kentlerde gençlerin çocuk sahibi olma eğilimi çok daha hızlı düşüyor.

Nasıl düşmesin? Bugün genç bir çift, başını sokacak ortalama bir evin kirasını ödemekte zorlanırken, maaşının neredeyse tamamını fahiş ev kiralarına kaptırırken hangi cesaretle bir çocuk dünyaya getirebilir? Buna bir de katlanan kreş masraflarını, bez ve mama fiyatlarını, ileride karşılarına çıkacak eğitim harcamalarını ekleyin. Üstelik güvencesiz, yoğun ve sabahı akşamı belli olmayan o ağır çalışma temposu içinde çocuk yetiştirmek, bugünün Türkiye’sinde adeta bir "lüks tüketim" haline getirildi. Gençler ya evliliği erteliyor ya çocuk fikrini rafa kaldırıyor.

Peki, bu durum bizi nereye götürüyor?

Çoğu zaman bu mesele sadece "aile yapısı bozuluyor" açıklamalarıyla dillendirilip geçiştiriliyor ama kazın ayağı öyle değil. Bu gidişat, ekonomi politikalarımızın geleceğini doğrudan dinamitleyen devasa bir yapısal sorundur.

Bizim yıllardır övündüğümüz o "genç ve dinamik nüfus" avantajımız bitiyor. Doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in çok altına geriledi. Yakın gelecekte fabrikalarda, atölyelerde, hizmet sektöründe çarkları döndürecek genç iş gücü bulamayacağız. Genç nüfusu kuruyan bir ülkenin ekonomik olarak büyümesi, üretmesi imkansızdır.

Sosyal Güvenlik Sistemimiz (SGK) çökmeye doğru gidiyor. Mevcut sistem, çalışanların ödediği primlerle emeklilerin maaşını öder. Genç çalışan sayısı azalıp emekli nüfus arttıkça, bu sistemin bütçeye kırsalın getireceği yükü hiçbir kamu maliyesi kaldıramaz.

Bir diğer önemli husus kırsalın boşalması ve tarımsal üretim riski. Büyükşehirlerin keşmekeşine rağmen göç devam ederken, Anadolu taşrasındaki genç nüfus da eriyor. Yarın toprağı işleyecek, üretimi sürdürecek genç bulamadığımızda, bugün pahalılığından şikayet ettiğimiz gıdayı yarın hiç bulamayacak noktaya gelebiliriz. Gıda arz güvenliği, bu demografik krizin en acı faturası olacaktır.

Karşımızdaki bu ürkütücü tablo bir "demografik resesyon (durgunluk)"dur. Bu kriz, televizyon ekranlarından gençlere "çocuk yapın" diye nasihat vererek çözülemez.

Eğer devlet bu gidişatı tersine çevirmek istiyorsa; acilen barınma krizine neşter vurmalı, kadın istihdamını destekleyen ücretsiz kreş ağları kurmalı ve gençlerin yarınına güvenle bakabileceği güvenceli istihdam politikalarını hayata geçirmelidir. Aksi takdirde, gelecekte sadece yaşlı bir nüfusla değil, üretimi durmuş, bütçesi açık vermiş ve kendi kendini besleyemeyen bir ülkeyle baş başa kalacağız.

Tehlike çanları çalmayı bıraktı, artık kapı kırılmak üzere. Farkına varılmalı, hem de hemen bugün!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri