Eğitimde nicelik değil, nitelik zamanı!

Yeni bir eğitim-öğretim yılının eşiğindeyiz. Sokaklarda, marketlerde, kırtasiyelerde tatlı bir telaş var.

Yeni bir eğitim-öğretim yılının eşiğindeyiz. Sokaklarda, marketlerde, kırtasiyelerde tatlı bir telaş var. Veliler, artan maliyetler karşısında bütçelerine en uygun kampanyalı kırtasiye ürünlerini bulabilmek için raflar arasında mekik dokuyor, okul alışverişlerini tamamlamaya çalışıyor. Defterler alınıyor, kalemler, çantalar hazırlanıyor…

Ancak tüm bu maddi hazırlıkların ve gözle görülür telaşın ötesinde, zihnimizi ve vicdanımızı meşgul etmesi gereken çok daha hayati bir mesele duruyor. Biz bu çocuklara sıralara oturduklarında nasıl bir eğitim vaat ediyoruz?

Okulların açılması heyecanla beklenirken, ne yazık ki yetkililerden velilerin ve eğitim camiasının yüreğine su serpen, geleceğe dair somut ve güven veren nitelikli açıklamalar duyamıyoruz.

Her yıl benzer temennilerle açılan sezonda, asıl sormamız gereken sorular yine cevapsız kalıyor.

Okullarımız fiziki ve müfredat açısından yeni döneme gerçekten hazır mı?

Eğitim sistemi, çocukları yarının dünyasına tam donanımlı, düşünen, sorgulayan bireyler olarak hazırlayabilecek nitelikte mi?

Daha da önemlisi, okullardaki insani ilişki ve iletişim krizi bu yıl da devam edecek mi?

Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız acı bir gerçek var. Çocuklarımızın hatırı sayılır bir kısmı, derslerin zorluğundan değil; okuldaki iletişimsizlikten, sevgisizlikten ve öğretmen ilgisizliğinden dolayı okuldan soğudu, eğitimden uzaklaştı.

Okul, sadece müfredatın aktarıldığı bir bina olmamalıdır. Bir çocuğun okula aidiyet duymasını sağlayan şey, öğretmeninin gözlerinin içine baktığında gördüğü şefkat ve değer görme hissiyatıdır.

Bu noktada rehberlik servislerinin durumu da kritik bir eşik oluşturuyor. Rehber öğretmenlerimiz, kadrolarda sadece "laf olsun diye" ya da idari evrak takibi yapan birer yetkili olarak mı kalacak, yoksa çocukların ruhuna dokunan, sorunlarını çözen ve onları okulda tutan gerçek birer sığınak mı olacaklar?

Bir çocuğun okuldan uzaklaşmasını engellemek, onun yaşadığı akran zorbalığını, ailevi sıkıntıyı ya da öğrenme güçlüğünü erkenden fark etmekle başlar. Rehberlik servisi, bir okulun vicdanıdır; bu vicdanın artık aktif olarak çalışması şarttır.

Peki ya sisteme taze kan sağlayan idealist gençlerimiz? Bugün sınıfına, öğrencisine kavuşmak için can atan, kalbi eğitim aşkıyla çarpan binlerce genç öğretmenimiz var.

Yeni eğitim dönemi, bu idealist gençlerin yolunu açacak, onların yenilikçi fikirlerine alan tanıyacak mı; yoksa onları da bürokrasinin ve ezberci kalıpların arasında yorup köreltecek mi?

Nitelikli eğitim neyi değiştirir? En hassas noktamız esasında budur ve bu olmalıdır! Çünkü yukarıda birçok soruyu ardı ardına sıraladık.
Tüm bu soru işaretlerine rağmen unutmamamız gereken bir hakikat var. Kaliteli ve nitelikli bir eğitim, bir toplumun kaderini değiştirme gücüne sahip en büyük kaldıraçtır.

Nitelikli eğitim; ezberi değil, kavramayı öğretir. Çocuklara ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini öğretir. İnsani değerleri merkezine alır. Empati kuran, adalet duygusu gelişmiş, çevresine ve insanlığa duyarlı bireyler yetiştirir.

Fırsat eşitliği sağlar. Çocuğun doğduğu coğrafya veya ailenin gelir düzeyi ne olursa olsun, potansiyelini en üst seviyeye çıkarmasına imkân tanır.

Donanımlı, özgüveni yüksek, genç idealistlerin önünü açan bir sistem; üretken bir ekonomi, güçlü bir kültür ve huzurlu bir toplum demektir.

Okul zilleri çalmaya az kalmışken, tek derdimiz çanta ve defter alışverişi olmamalı. Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocukların ruhunu, zihnini ve insani bağlarını besleyecek bütüncül bir eğitim reformunu talep etmek en doğal hakkımızdır. Çocuklarımızın sadece sıraları dolduran birer sayı değil; dinlenen, anlaşılan ve geleceğe güvenle hazırlanan birer birey olduğu bir eğitim yılı geçirmesi dileğiyle...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri