Diyarbakır’a daha önce hiç gitmemiştim. Hep merak ediyordum. Öyle bir anlatılıyordu ki, doğunun Paris’i falan gibi güzellemelerle tarif ediliyordu. Şehrin havalimanına indiğimizde bu kadar şatafatlı ve büyük bir havalimanının bizi karşılaması açıkçası beni şaşırttı.
Biz Konya’da uçağa giderken bile körük olmadığı için yağmur yağsa ıslanırken, bu havalimanının büyüklüğü ve körük sistemleri devletin bu bölgeye ne kadar önem verdiğini gösterdi.
Akşam ilk olarak basın mensupları ile birlikte yemeğe gittik. Burada bizi Konya’dan Ciğerci Fatih abimiz ağırladı. Kendisi gelmese de Diyarbakır’da güzel bir namı var. Kendisine teşekkür ederiz. Ardından Darkapı Meydanı dedikleri bölgedeydik. Ulu Cami önünde gazeteci arkadaşla oturup çay içerken etrafı izledik. Akşam saatlerinde bile kalabalıktı. Kendilerine has kaçak çay ve meşhur burma kadayıflarını burada tattık.
Diğer gün Hasan Paşa Hanında ve Sülüklü Han dedikleri bölgede maç saatine kadar vakit geçirdik. Açıkçası en çok övgüler dizilen ciğerini merak ediyordum. Google puanı en yüksek yere gittik, kuzu ciğeri yapmışlardı ama sertti ve baharatlı olması açıkçası beni rahatsız etti. Yemek olarak umduğumu bulamadım diyebilirim. İşyeri sahibi Neşet ustaya sert olduğunu söyledim hemen kendi tezgâha geçti, pamuk gibi ciğer pişirip geldi. Demek ki o ızgaranın başına sen oturmalısın dedim.
Ardından Diyarbakır’a gitme amacımız olan maça doğru yol aldık. Şoförümüz ramazan abi Diyarbakırlıydı. Kendisiyle biraz sohbet ettik. Çok mütevazı, kibar bir adamdı. Keşke bütün Diyarbakırlılar böyle olsa dedim. Fakat stadyumda beklemediğimiz bir atmosferle karşılaştık. İstiklal marşını sanırım bir biz, bir de Konya’dan gelen vefakâr taraftarımız Nalçacılılar okudu.
Taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bu deplasman diğerleri gibi değildi, sıkıntılıydı. Çevre illerden bile polis desteği alınmış. Bunca sıkıntıya rağmen Konya’dan otobüslerle yola çıkıp onca yolu çekmek ve buraya gelmek gerçekten takdir edilecek bir davranış. Ayrıca o stadyumda güzel tribün yaptılar. Sesleri her seferinde ıslıklarla kesilmeye çalışılsa da bir an olsun susmadılar. Gelen tüm çilekeş taraftarımızın gönlüne sağlık. İyi ki varsınız.
İstiklal marşı okunurken bazı kişilerin ayağa kalkmadığını görmek bile oldukça üzücüydü. Tabi ki futbol dostluk çerçevesinde olmalı ama bazı Amedspor taraftarlarının ırkçılığı kendilerinin yaptığını bizzat gördüm ve şahit oldum. Takımlarına sahip çıkmaları ve stadyumu doldurmaları açıkçası hoşuma gitti. Konyasporumuz güzel bir futbol ortaya koysada son dakikalarda yediğimiz o gol tüm moralimizi bozdu, hevesimizi kırdı. Böyle bitmemeliydi dedik, ama olan oldu. Biz her zaman şunu söylüyoruz, Türk, Kürt, Laz, Çerkez vb. herkes bu topraklarda kardeştir. Bu vatanın tek bayrağı vardır, tek marşı vardır. Bunu kimse inkâr edemez. Barış içerisinde bir toplum olarak bu vatana sahip çıkmalıyız. Kendi içimizdeki bu kavgaları bırakıp önümüze bakmalıyız.
Diyarbakır taraftarını eleştirsem de esnafı güler yüzlü ve yardımsever. Hep bir şeyler ikram etmeye çalıştılar. Güzel izler bıraktılar. Diyarbakır’da bizim, Erzurum’da. Van’da bizim, Çanakkale’de. Bu vatanın her bir karış toprağı için bedeller ödendi. Bu güzelliklerimizi heba etmeye kimsenin ne gücü yeter ne de nefesi. Hep birlikte güzel günlere diyerek yazımızı bitirelim.