Bugün gökyüzünde Oğlak burcunda güçlü bir dolunay gerçekleşiyor
Astrolojiye göre dolunaylar, yalnızca Ay’ın en parlak olduğu zamanlar değildir; aynı zamanda hayatımızda görünmeyen birçok duygunun da görünür olmaya başladığı dönemlerdir.
Belki siz de fark etmişsinizdir…
Bazı dolunaylarda kendinizi daha şiş hissedersiniz, yüzüğünüz dar gelir, hazımsızlık yaşarsınız ya da bedeniniz sanki biraz daha ağırlaşmış gibi olur. Astrolojik bakış açısına göre bu durum, sadece bedenle ilgili değil; duygularımızla da bağlantılı olabilir.
Astrolojide Ay, “anne”yi ve bizi koşulsuz seven, besleyen, koruyan kişiyi temsil eder. Aynı zamanda çocuklukta hissettiğimiz güven duygusunu, alışkanlıklarımızı ve duygusal ihtiyaçlarımızı anlatır.
İnsan da evrenin bir parçasıdır.
Nasıl ki Ay’ın çekim gücü okyanuslarda gelgitler oluşturuyor, su seviyelerini değiştiriyor ve doğadaki birçok canlıyı etkiliyorsa; astrolojide de Ay döngülerinin insanın duygu dünyasında benzer dalgalanmalar oluşturduğu düşünülür.
Dolunay ise bu döngünün tamamlanma noktasıdır. İçimize attığımız duygular, görmezden geldiğimiz konular ya da uzun zamandır ertelediğimiz meseleler bu dönemde daha fazla kendini gösterebilir.
Özellikle bu dolunay Oğlak burcunda gerçekleştiği için; sorumluluklarımızı, hayatımızdaki yükleri, güçlü görünme çabamızı ve kontrol etme isteğimizi sorgulatabilir.
Bazen bedenimizin verdiği küçük sinyaller de bize bir şey anlatmaya çalışır. Astrolojik yorumlara göre dolunay dönemlerinde yaşanan ödem, şişkinlik ya da sindirim hassasiyetleri, “Hayatında artık fark etmen gereken ne var?” sorusunu hatırlatan sembolik işaretler olarak değerlendirilir.
Bu süreçte kendinize şu soruyu sormayı deneyebilirsiniz:
“Köklerimle, çocukluğumla ya da annemle olan ilişkimde hâlâ taşıdığım bir duygu var mı?”
Elbette bu sorunun cevabı herkes için aynı değildir. Doğum haritasında Ay’ın bulunduğu burç, aldığı açılar ve yerleşimi, bu temaların kişiden kişiye nasıl yaşandığını gösterir.
Belki de dolunaylar bize sadece şunu hatırlatıyordur: Bedenimiz, ruhumuzun sustuğu yerde konuşmaya başlar. Onu dinlediğimizde, bastırdığımız duyguların farkına vardığımızda ve geçmişimizi biraz daha şefkatle anlamaya çalıştığımızda hem ruhumuz hem de bedenimiz hafiflemeye başlar.
Bu 30 Haziran Oğlak Dolunayı’nın hepimize kendimizi biraz daha iyi tanıma, yüklerimizi fark etme ve içsel olarak güçlenme fırsatı getirmesini diliyorum.