AK Parti Konya Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türk Delegasyonu Üyesi Meryem Göka AKPM Genel Kurulunda şunları söyledi: Türkiye'nin sürekli aynı önyargılar ve çifte standartlarla değerlendirilmesi kabul edilemez. Türkiye söz konusu olduğunda bazı çevrelerin refleksi hiç değişmiyor. Avrupa'da soruşturma açılırsa "hukuk işliyor", Türkiye'de açılırsa "siyaset" deniyor. Avrupa'da yargı kararlarına saygı duyulursa "demokrasi", Türkiye'de benzer süreçler yaşandığında "otoriterlik" suçlamaları yöneltiliyor.
Parlamenter olarak görevimiz, yargı süreci devam eden davalar hakkında hüküm vermek ya da herhangi bir siyasi partinin kendi iç tartışmalarını uluslararası platformlara taşımak değildir. Ciddi iddialar ve somut suçlamalar mahkemelerin önüne geldiğinde, hukuku uygulamak siyasetçilere değil, bağımsız yargı kurumlarına düşer.
Paris'te, Berlin'de veya Brüksel'de hukukun gereği olarak görülen uygulamaların Türkiye söz konusu olduğunda bambaşka ölçütlerle değerlendirilmesi adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Muhalefetin kendi içinden gelen iddiaların dahi peşinen "siyasi" ilan edilmesi hukuka değil, önyargılara hizmet ediyor. Türkiye olarak, NATO'nun kilit müttefiklerinden biri olarak, önceliğimizin Türkiye-Avrupa stratejik ortaklığını güçlendirmek ve bölgemizin karşı karşıya olduğu güvenlik ile istikrar sınamalarına birlikte çözüm üretmek olduğuna inanıyoruz.
AKPM Genel Kurulu'nda, raportörümüz Sayın Pelin Yılık'ın hazırladığı "Göçmenlerin ve Mültecilerin Sağlık Hizmetlerine Erişimi" başlıklı rapor üzerine görüşlerimizi paylaştık. Avrupa'nın insan hakları alanındaki güvenilirliğini sürdürebilmesi, göç yönetiminde güvenlik ile insan onurunu birbirinin alternatifi olarak görmeyen bir yaklaşımı benimsemesine bağlıdır.
Bugün dünya, eşi benzeri görülmemiş insani krizlerle karşı karşıyadır. Böylesi bir dönemde sağlık hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin korunması, yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, ortak bir vicdan sorumluluğudur. Türkiye, bu sorumluluğu yıllardır kararlılıkla yerine getirmektedir. Son on yılı aşkın süredir milyonlarca yerinden edilmiş insana kapılarını açan ülkemiz; sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişim konusunda uluslararası toplum tarafından da takdir edilen uygulamaları hayata geçirmiştir.
İnsan hakları, yalnızca belirli coğrafyalar veya belirli gruplar söz konusu olduğunda savunulacak ilkeler değildir. Evrensel haklar evrensel şekilde uygulanmalı; insan onuru her koşulda korunmalıdır. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da insani yaklaşımını sürdürmeye, uluslararası dayanışmaya katkı sunmaya ve ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edecektir. "