Konya Ovası’nda, insanlığın şehir hayatına geçerek tarım yaptığı 9 bin yıllık Çatalhöyük’te yeni dönem kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında devam ediyor. Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Ozan başkanlığında yürütülen kazıda doğu Çatalhöyük’ten batı Çatalhöyük’e göçün nedenleri araştırılıyor.
Eş zamanlı iki alanda yürütülen kazıların Neolitik insanların neden göç ettiğine dair araştırmalarını sürdürdükleri söyleyen Doç. Dr. Ali Ozan, "Batı Çatalhöyük’te Bizans Dönemi’ne tarihlenen mezarlar buluyoruz. Mezarlar her ne kadar Çatalhöyük’ün prehistorik dönemleriyle ilişkili olmasa da gösterdikleri çeşitlilik bağlamında son derece ilgi çekici olarak değerlendirilebilir. Kerpiçten, yassı taşlar kullanılarak örülen oda şeklinde mezarlar, üzerinde çeşitli desenler bulunan tuğlalardan yapılmış çok sayıda mezarın aynı alanda bir arada bulunduğunu görüyoruz."
"Doğu Çatalhöyük’ten sonra neden insanların bu alanı yerleşim alanı olarak seçtiklerini, neden buraya taşındıklarını araştırıyoruz. Buna ilişkin çok sayıda varsayım ileri sürülebilir. Bunlardan ilki toplumsal yapının yavaş yavaş değiştiğine yönelik bulgular elde ediyoruz. Mimari daha alt tabakalarda sıkışık ve bitişik bir düzen gösterirken, zaman içerisinde üst tabakalara doğru mimarinin yavaş yavaş ayrışmaya başladığına dair arkeolojik bulgulara ulaşıyoruz. Genellikle mimarinin gelişimi, değişimi ve tasarımı insan toplumunun yapısıyla ilişkilendirdiği için arkeologlar veya bu konuyla ilgilenen uzmanlar, toplumsal yapıdaki ayrışmanın ve değişimin bir belirtisi olarak kabul ederler" diye konuştu.
EN ÖNEMLİ KEŞİF
Doğu Çatalhöyük’te Polonyalı ekibin yürüttüğü kazı sorumlusu, Polonya'daki Poznan Üniversitesi Prehistorya Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arkadiusz Marciniak, çalışmalarla ilgili açıklamasında, “Burada bir avlunun etrafına yerleştirilmiş yapı grupları keşfettik ve bu yapıların birçoğu günlük kullanım işlevine sahip olmayan yapılardı. Buradaki en önemli keşiflerden bir tanesi, içerisinde yapının tabanına konulmuş 20 insan iskeletine ait parçalar bulduğumuz bir ‘Ruhani ev’, ‘Ölüler evi’ oldu. Bu insanların başka yerlerde öldüğünü ve kalıntılarının buraya getirilip gömüldüğünü tahmin ediyoruz. Aynı zamanda içerisinde 14 platform bulunan duvarları çeşitli desenlerle boyalı büyük bir ritüel yapısı bulduk. Bu yapıyı önümüzdeki yıl kazmayı düşünüyoruz. Bu yıl ayrıca günlük kullanım işlevi bulunmayan çok iyi sıvanmış ve uzun süre iskan edilmiş küçük bir yapı kazdık. Doğu alandaki platformların altında 3 insan gömüsü bulunan yerleşimin en eski yapılarından biri üzerinde çalışıyoruz. Ancak elimizde henüz karbon 14 yöntemi ile elde edilmiş kesin tarihler olmadığından bu eski yapının kesin tarihini şimdilik söyleyemiyoruz” dedi.